Feyz 249. Sayı Editörden

Feyz 249. Sayı Editörden

Tarih: 2012-03-31

Bu sayının hazırlandığı esnada Allah’ın kitabı Kur’an-ı Azimüşşan’ın iki kepaze papaz tarafından yakılmasına sahne oldu, tamamı üç günlük bile olmayan şu garip dünya… Yeryüzünden geçen yüz yirmi dört bin peygamberin lanetini alarak… Tevhid bayrağını o cılız nefesleriyle söndüreceğini zanneden acizler güruhu… Çünkü onlar çok iyi biliyordular, “Hakkın gelmesiyle batılın zail olduğunu…” Hazımsızlıklarının temelinde bu büyük hakikat yatmakta… Ama henüz hiç anlayamadıkları bir gerçek var ki, o da “Allah’ın (cc) nurunu tamamlayacağı” gerçeği… O nedenle bu kepazelere bir tükrüğü bile çok görerek, bunun maddi ve manevi sonuçlarının tüm dünyada en net bir şekilde görüleceğinden emin bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Bir Taif ruhu, bir Hicret ruhu, bir Bedir ruhu ve bir Mute ruhu içinde… Nitekim güneş balçıkla sıvanmaz ve din, Allah’ın dinidir.

Feyz’in bu güzide sayısında Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nazif GÜRDOĞAN’la yapılan mülakat, İslam dünyasının ilerleme ve hakkı temsil etme noktasında rüşdünü ortaya koyması için, tarihte ortaya koyduğu medeniyetin yeniden inşasında ekonomi, ahlak ve bilginin bir arada yürütülmesi gereken nitelik ve nicelikler bütünü olduğunu anlatan gerçekten güzel bir mülakat. Nazif Gürdoğan Hoca’ya bu ufuk açıcı mülakat için okurlarımız adına çok teşekkür ediyoruz. Yakın tarihin manevi dinamiklerinden de bahseden bu mülakat mutlaka okunmalı ve üzerinde tefekkür edilmeli.

Dr. Alper Yücel Zorlu ise “20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Uzanan Bir Maneviyat Eri” başlıklı yazısıyla günümüz toplumunu ayakta tutan önemli manevi halkalardan mümtaz bir halkayı, Halvetî pîri Kasım Yağcıoğlu Hocaefendi’yi anlatıyor.

Dr. Mehmet Öztürk’ün “Yeni Dünya Projeksiyonunda Türkiye Vizyonu” başlıklı yazısı, dünya ölçekli bir değerlendirmeler bütününde Türkiye’nin gelişme ve potansiyel olarak yeni konumunun anlamlandırmasına dair perspektifler içeriyor. Yazarımız, dünyadaki gelişmelere, bilim adamlarının kafa konforlarının bozulmasına neden olan ‘Eyyamullah’ hakikatinden hareketle bakılmasının daha doğru okumalara bizi yönlendireceğini söylüyor.

Abdulkadir Yılmaz, cahiliye ve modern çağın mağdurlarının aynı olduğundan hareketle, asr-ı saadetin insanlığa olan mükemmel getirilerinin ve değerler bütününün, bugün de insanlığa ışık ve ufuk olacağını gayet güzel ve kıyaslamalı bir üslupla anlatıyor.

Eyyubi Işıksal ise hakikate talip olmanın da hakikat yolunda ilerlemenin de her şeyden önce insanın kendisini kandırmayan bir erdem ve derinliğe sahip olmasından geçtiğini, iç ve dış oluşta ve ihlası elde etmede bunun bir turnusol kağıdı hükmünde olduğunu nefis bir makale ile anlatıyor.

Said Nursi Hz.’nin sözleriyle sizleri selamlıyoruz: “Şu istikbal inkılâbâtı içinde yükselen sadâ, İslam’ın gür sadâsı olacaktır.”


Son Eklenen Yazılar

Allah’a Kul Olmak İçin mi, Nefsimizi Ululamak İçin mi İbadet Yapıyoruz?

Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden İslamiyet’in hangi amaçla geldiğini düşünmeyen, oradaki yüksek gayeyi hedeflemeyen kişi, ibadetleri kendini ululamak için ...

Modern İnsan Kendini Bulamıyor / Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç

Her insanın kendi gerçeğine, ontolojik hikâyesine, maddi-manevi serüvenine, kader bağlamında iradi olan ile kaçınılmaz bağına baktığımızda, bununla ilgili bir hakik...

Benliğin Cilveleri: Kendini Sabotaj ve Kendini Aldatma / Prof. Dr. Ahmet Akın

Kendine sabotaj yapmak ne demektir, insan neden kendine sabotaj yapar? Kendini sabotaj demek kendini yıkma, kendini engelleme, bir bakıma kendini bitirme demekt...