Feyz Dergisi Sinevizyonu

Tarih: 2010-04-28

Kuruluşundan bu güne kadar feyz dergisinin yayın serüveni ve gelişim evrelerinin anlatıldığı sinevizyon beğeniyle izlendi.

http://www.feyzdergisi.info/video/ adresinden Sinevizyonumuzu tekrar izleyebilirsiniz.

20. yıllık feyzimizin köksalma yolcuğu yayın politikası ve misyonunun anlatıldığı sinevizyonda çeşitli sayılardan örnek sunumlar yapıldı. Feyz Dergisinin sahibi ve Başyazarı Şenel İLHAN Beyefendi'nin ahlakı ve mücadelesinden örneklerin verildiği Feyz Sinevizyonu bizleri geçmişe yolculuk yaptırmanın yanısıra duygusal bir atmosfere de sürükledi. Teknik çalışmasını ve görsel efektlerini tasarımsı Özaydın DAYI' nın hazırladığı sunumun metnini ise, köşe yazarlarımızdan Şeyda DAL hanımefendi hazırladı. Sinevizyonun metnini sizlerle paylaşıyoruz. Görüntülü sunumunu ise multimedyalar bölümünden izleyebilirsiniz.

Gecede Feyz Dergisinin kuruluşundan bu güne kadar geçen zamandaki yayın serüveni anlatıldı. Sinevizyonun metnini yazarlarımızdan Şeyda DAL hanımefendi kaleme aldı. Sinevizyonun metnini sizlerle paylaşırken yazırımıza da kalemine ve yüreğine sağlık diyor, bundan sonraki programlarımızda da katkılarını bekliyoruz.

FEYZ'E DAİR...

Tokat'ta yeşeren bir düş, azmin ve zaferin türküsüdür Feyz. Fikir çilesiyle, ilim ve ahlakla yoğrulan yılların ete kemiğe, bürünmüş hali; hizmetin hareket noktası… Feyz, denizi olmayan bir şehrin yakamozu… Farklılığı, uç noktalarda gezinmeyi değil, farkındalığı aşılayan bir dergi. Feyz, güneşin balçıkla sıvanmayacağının her ay seslenen dili. Olaylara ve insanlara tarafsız bakarak, doğrudan yana tavır koyan, ahlaki değerlerin yılmaz savunucusudur Feyz. Kendisine bakıldığında statü ve kimliklerden, rollerden sıyrılmış benliğinizi size gösteren, sizi kendinizle tanıştıran bir aynadır Feyz Dergisi…

Feyz kahramanlarının her birini, farklı bir sebep getirmiştir dergimizin kapısına, her birinin yolu farklı bir hikâyeden geçmiştir. Kimileri arkadaş tavsiyesiyle tanıştı onunla, kimilerinin başka ortamlarda dikkatini çekti Feyz Dergisi. Sayfalarında gezinmeye başladığınızda, ruhunuzda terapi etkisi yaptığını görerek an be an ona yaklaştınız, sanki siz anlatılıyordunuz okuduğunuz yazıda, sanki size ait sorunlar çözümleniyordu orada. Belki de, büyük bir manevi arayış içerisindeyken, hedef sizi buldu sürpriz gibi bir anda, kader sizi Feyz'in kapısına kadar getirdi. Çünkü sizin içinizdeki cevheri, kabiliyetleri açığa çıkaracak biri vardı orada. 'Sadıklarla beraber olun' ayetini okuduğunuzda, ‘bu zamanda nerede bulunur böyleleri' derken, Allah'ın lütfuyla bir sadık kulun kapısına vardınız. Ve sizin gibi yüzlerce kişi de hayatına yeni bir sayfa açtı o ilim irfan yuvasında. Feyz, bir dönüm noktası oldu onlar için. Yıllar geçse de sizi dergimizle ve Şenel İlhan Beyefendiyle tanıştıran insanı, hayırla yâd edersiniz. Eğer bütün benliğinizle gönül verdiyseniz bu sevdaya, iki cümlenizden biri Şenel İlhan Beyefendi'nin sohbetleriyle süslenecek, Feyz ‘le varolacaktır.

Bu sizin hikâyeniz. Konu Feyz'in kendi hikâyesine gelince, bu herkesin derdi, çilesi, hizmete katkısı, özellikle de derginin kurucusu Şenel İlhan Beyefendi'nin ilmi ve fikri yapılanmasıyla vücut bulmuş bir oluşum hikâyesidir. Feyz'in tüzel kişiliği, bütün hizmet ehlinin gayreti, fedakârlığı, zaman zaman hata da yapsalar güçlü samimiyetleri ve istikrarlı tavırlarıyla gelişti ve her geçen gün biraz daha gelişmekte, yenilenmekte.

Feyz'e can veren maddi, manevi çileler ve salih amellerle bütünleşmiş yıllardır. Şenel İlhan Beyefendi'nin yıllarca süren fikir çilesi, ileride büyüyecek Feyz çınarının, engin ruh dünyasındaki çalkantıları, fırtına öncesindeki sessizliğin kabz haliydi. Onun ehli sünnet itikadından taviz vermeyen, ufak yanlışları bile bir çırpıda ayıklayan güçlü feraseti, ileride inşa edilecek Feyz kalesinin temellerini attı. Her açıdan muhtaç durumda olanların sıkıntısını, şaşırtıcı biçimde iliklerine kadar hisseden Şenel İlhan Beyefendi, hayatını tam anlamıyla emri bil marufa adamıştır. Ekonomik açıdan en sıkıntılı günlerinde dahi elinde avucunda ne varsa verecek kadar cömert hallerine eşi, çocukları ve yakın dostları çok defa tanık oldular. Uykusuz geçirdiği yıllar boyunca, güneşle birlikte sabahı evine davet ederken, 'şüphesiz her güçlükle beraber bir kolaylık vardır ‘ayetiyle teselli bularak, bir yandan da sıkıntılara veda etmeye hazırlanıyordu. Ne var ki ileride daha farklı kederlere maruz kalacaktı. İnsan, hem Peygamber Efendimizin kanını taşıyıp, hem de bu kadar ona benzeyince haliyle yaşadığı çileler de Resulullah'ın çilelerine benziyor. Şenel İlhan Beyefendi'nin sohbetlere ve ilme adadığı yıllar boyunca,sadece dergi ortamı değil evi de hizmet alanı haline gelmiştir ki, bu açıdan eşi Saliha hanımın da büyük sabrına, cömertliğine ve fedakarlığına yakinen tanık olduk. O her odası buram buram maneviyat kokan evlerinde, ilim ve fikirle beslenen çocukları da tam anlamıyla güzel ahlaklarla kuşandıkları gibi en küçük evlatları bile hayası ve vakarıyla örnek olacak karakterdedir.

1991 yılında Tokat'ta derginin açılmasıyla hizmet farklı bir yüz, başka bir hareket kazandı. Dergimiz öylesine sağlam temeller üstüne kuruldu ki, burada Şenel İlhan Beyefendi'nin ve dergiye gönül verenlerin salih niyetleri, gayret ve azimleri yatmaktadır. Şenel İlhan daha derginin ilk sayısının basım aşamasında bile derginin basıma gitmesini iki ay sürüncemede bırakmıştır, hem de her şey hazırken. Bunun sebebini ‘tam iki ay niyetimi sorguladım. Bu dergi hizmetinde Allah ın rızasından başka bir gaye taşımadığıma inanıyorum ‘şeklinde açıklıyor. Feyz Dergisi, temelde bu kadar temiz bir niyeti özümsemiş bir anlayışla kurulduğu içindir ki, az zamanda sınırlı imkânları olmasına rağmen çok geniş bir alana yayıldı. Tokat' ta başlayan bu hizmet aşkı, sadece Tokat' ta kalmayarak pek çok ilde daha alevlendi. Önce Ankara, İstanbul da iki büro derken daha sonra Konya, Bursa ,İzmir,Kayseri,Antalya,Samsun ,Kocaeli ve Almanya'da da bürolarımızın açılmasıyla Feyz farklı kültürlerle ve farklı yüreklerle tanıştı ve halende fikir ve ruh dünyasını aydınlatan yazılarıyla okurlarıyla buluşmakta. Feyz, güçlü misyonu, aksiyon kişiliği ve istikamet üzere yaşamaya çalışan samimimi kadrosuyla, giderek daha da büyümekte.

Feyz Dergisini farklı kılan en önemli unsurlardan birisi de dergi çalışanlarının Şenel İlhan Beyefendiyle olan bağıdır ki bu bağ klasik çalışan – işveren ilişkisinden çok ötedir. Feyz çatısı altında olan, Şenel İlhan Beyefendi'nin sohbetleriyle feyzlenen herkes onu bir abi, bir dost, bir baba gibi gördükleri gibi hayatlarına, ondan aldıkları ilim ve irfanla anlam katarlar. Dergiyi de, davayı da seyidimizin motivasyonu ve iman güçleriyle, kendi dergileri ve kendi hizmetleri gibi görürler. Ayrıca Şenel İlhan Beyefendi'nin ‘sevgi korkudur' sohbetinde anlattığı gibi onu kaybetmekten korkarlar. Ve bu açıdan da onun ağzından çıkan her kelimeye başka bir önem ve kıymet yüklerler. Şenel İlhan Beyefendi, etrafındaki kişilerin sevgi ve korkusunu dengeleyerek, bir liderde aranan en önemli özellik olan idarecilik yönüyle de, yapılması en zor olan şeyi başarmıştır.

Emri bil marufla geçen yıllar, Feyz Dergisini bugün pek çok ilde ve yurt dışında bile aranan bir dergi yaptı. Feyz ölçü koyan yazılarıyla, uçurumun eşiğinde olan pek çok insanın kurtuluşuna vesile oldu, uyuyanları uyandırarak, yaşamın güzellikleriyle tekrar buluşturdu. Feyz, bize vesvesenin ilacının aldırmamak olduğunu öğretti. Feyz, tabulara, hurafelere ket vurdu. Cinsellikle ilgili bozuk anlayışları düzeltti. Her fırsatta ahlaki değerleri doğru bir çizgide öne çıkardı.

Bunlar bir övgü değil, Feyz'in sayısız sınavdan geçen başarısının öyküsü. Feyz Dergisini sevenler onunla var olduğu gibi, Feyz de onu sevenlerle var. Bu varoluşa, bir ebru sanatıyla uğraşır gibi gibi herkes farklı tarzda dokundu. Bu oluşuma herkes farklı bir renk kattı. Bugün o resme baktıkça zevk alıyoruz, hayran kalıyoruz. Geçmişi görüyoruz o resimde. Hizmet ehlinin, kar kış, soğuk, sıcak demeden kimi gün hüzünlü, kimi gün sevinçli ruh haliyle nasıl yılmadan usanmadan dergiyi tanıttıklarını ve onurlandıklarını görüyoruz. Bugün o resme baktıkça Şenel İlhan Beyefendi'nin verdiği ilimle , ilmek ilmek dokunan yazıları görüyoruz. Ehli sünnetten hiç taviz vermeyen misyonlarının, nelere kadir olduğunu görüyoruz. Bugün o resme baktıkça samimiyetin, Ehli Beyt'in yanında olmanın, sıfırdan başlayan bir hizmeti nerelere getirdiğine şahit oluyoruz. Bugün o resme baktıkça hicreti; Feyz çalışanlarının annesini, babasını ve sevdiklerini bırakarak, dava uğruna göç ettiklerini görüyoruz. Bugün o resme baktıkça Feyz gönüllülerinin, kendilerinden sonraya çocukları için, mal mülk değil de kalıcı olan eğitim ve ahlakı bırakmak gerektiğinden hareketle, dünyaya rağbet etmediklerine tanık oluyoruz.
Biz Feyz'le Talha ve Zübeyr (r.a)gibi olduk.

Hani o yıllarca çoğu kimse tarafından tek bir kişi zannedilen, Resulullah'ın arkadaş olarak birbirine ısmarladığı, biri ensardan diğeri muhacirden iki zat.

Tek vücut olduk biz Feyz Dergisiyle Talha ve Zübeyr gibi…


Son Eklenen Yazılar

Manevi Tasarruf Haktır / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Ehl-i Sünnet ve’l Cemaat mezhebi âlimleri, Allah’ın (C.C.) veli kullarında görülen kerametlerin hak olduğuna inandıkları gibi, onların ruhlarının başka varlıklara t...

İnsanın Yetkinleşebilmesinin Şartı Toplum İçinde Yaşamasıdır / Doç. Dr. Osman Mutluel

Yetkinlik kavramından bahseder misiniz? “Yetkinlik” veya eskilerin ifadesiyle “Kemâl”, nitelik bakımından daha üstün bir durumun olmaması, bir şeyin her açıdan ...

Koronavirüsün Sosyolojik Etkileri / Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı

Küresel tehdit haline gelen koronavirüs salgınının, üretimden tüketime, uluslararası ilişkilerden eğitime, ulaşımdan eğlenceye, dini ibadetlerden spor etkinliklerin...