İmam-ı Azam Ebu Hanife Hz.

Tarih: 2008-07-10

İmam-ı Azam'ın asıl adı Numan Bin Sabit Bin Zuta olup, hicri 80 senesinde dünyaya gelmiş, 70 yaşında büyük çile ve ızdıraplar çekerek, bilfiil sabah akşam kamçılanarak hapishanede Rabbine kavuşmuş, vefat etmiştir. Îmam-ı Azam'ın deha seviyesindeki zekası, Azam diye anılacak kadar derya gibi ilmi vardı. Bu ilimleri de kolay öğrenmedi. Devrinin istisnasız tüm alimlerinden ne biliyorlarsa aldı.

Bir rivayete göre İmam-ı Azam'ın dörtbin hocası vardı, İmam-ı Azam küçük yaşta babasını kaybetmiş ve annesi de Cafer-i Sadık'la evlenmiştir. Bu da İmam-ı Azam için büyük devlet olmuş. Îlk dini bilgilerini ehlibeyt devrinin en alim, en muttaki ve en iyi hocasından almıştır. Önce Kur'an-ı Kerim ezberlemiş ve kıraat hocası İmam Asım'a gurur vermiştir. Daha sonra İmam-ı Azam gerçek müslümanın bildiği büyük imam, büyük veli, İslam fıkhının direği haline gelmiştir. Şimdi gayemiz müslümanların çoğunun ezbere bildiği İmam-ı Azam'ı ve hayatını anlatarak herhangi bir İslâmi kitapta bulunabilecek bilgileri vererek okuyucuyu oyalamak değil, İmam-ı Azam'a saldırılan bu zamanda kafası karışmış fikri bulanmış gençlerimize İmam-ı Azam'da doğruyu göstermektir.

Çünkü doğru ondadır. Çünkü o Kur-an ve sünnetten sapmamıştır. Hatip el-Bağdadi, Tarihu Bağdat, XIII, 368 adlı eserde, İmam-ı Azam aynen şöyle diyor: "Ben Allah'ın kitabıyla hüküm veriyorum. Kitapta bulamazsam Resulullah'ın sünnetine sarılıyorum. Kitap'ta ve sünnet'te bir hüküm bulamadığım zaman sahabenin söylediklerine bağlanıyorum. Yalnız, sahabeden istediğim kimselerin sözlerini alıyor, bazılarım almıyorum. Ancak kesinlikle sahabenin sözünden de dışarı çıkmıyorum."

Şimdi İmam-ı Azam'ın bu sözünün doğruluğuna Kur'an, sünnet, alimler ve tüm müslümanlar delil değil midir? Yedi yıl, sabah akşam dayak yiyen, sapık ve bid'atçılara kadı olmam diye direten iman, Allah için değilde ne içindir.

Yani ehli bid'at savunucusu olsundu. Ama o ne yaptı. Kamçılanmayı tercih etti. Hemde hergün. Hangi babayiğit bunu dayanabilir. Hemde yediyıl, hemde dünyalık herşeyi teperek. Ancak imanı dağ gibi, ilmi azam olan dayanırdı ve oda öyle yaptı.

Allah bizi onun ve onun gibilerin izinden ayırmasın ve şaşıran zavallılara da yardım etsin.


Son Eklenen Yazılar

Korkusuzluk Nedir? / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

  Bir Müslüman Allah’tan (C.C.) başka hiçbir şeyden korkmamalı, cesur ve korkusuz olmalı… İşte bu şecaatli duruşu Allahu Teâlâ bütün Müslümanlardan istiyor…...

Sevgiye Dair / Doç. Dr. Hatice Toksöz

  Temelde “sevgi” konusu, kalbî ve ruhî bir meleke midir? Her güzel huyun bir eğitimi ve mücadelesi olabileceği gibi, “sevgi eğitimi” de var mıdır? Tüm bunlar ç...

Yardım ve Zafer Allah’tandır / Doç. Dr. Halil İbrahim Kutlay

  “Allahım! Bize -Müslümanlara- düşmanlık edenlere karşı sen bize yardım eyle.” (Tirmizi, Deavat 80, 5/528 Hadis No: 3502) Müminin mücadelesi,“Saadete Davet...