204. Sayı / Feyz'den

Tarih: 2008-06-17

Doğru düşündüğümüz, doğru yaşadığımız, doğru duygulandığımız sürece bizi, milletimizi, bu ülkenin insanlarını güzel günlerin beklediğini bilmemiz gereken bir dönemeçteyiz. Bu zeminleri ve zamanları bir takım olumsuzluklara gebe olan kırılma noktalarına dönüştürmemek için bu doğruluğun esas olduğu bir minval üzere devam etmeliyiz.

Bireysel ufkumuz ve ruh halimiz, hayatı doğru kurgulayıp kuşatacak bir anlayışla şekillenirse ancak, düşünce ufkumuz ve maveramız, geçmişin tecrübeleriyle donanarak gelmiş toplum, devlet ve millet hayatımıza da eşsiz güzellikler sunacak bir mecraya dönüşecektir.

Yani şu an, bir bakıma "araftayız." Görmemiz gereken realite, "dönülmez akşamın ufkunda olduğumuzdur." Üstad Cemil Meriç'in bakış açısıyla söylersek; "Bütün camileri yıksak, bütün Kur'an'ları yaksak; yine de Osmanlıyız, Osmanlı…" Yani geçmişten tevarüs eden kadim bir kültürümüz var. Bu kültür ve tarih ki, bir İngiliz generale; "Türkleri yenmek için önce tarihlerini yenmek lazım." dedirtecek kadar dolu bir tarih…

Onların gözünde Türk, eşittir Müslüman, yani İslam. Hedef tahtalarına bu ülkenin, bu toprakların necip insanlarını koyup altetmek için, rüyalarımızı araştırıp bilinçaltımıza inecek kadar plan ve proğramları da yüklü üstelik. İlmikleri tek tek sökülmeye çalışılan, sıranın son ve gizli ilmiklere geldiği bir halı gibi parçalanmaya çalışılan bu toprakların insanına yapılacak en güzel iyiliğin, onun itikadını güzelleştirmek olduğunun şuuru içinde, bu sayımızda Feyz Dergisi olarak, gündem dosyamıza "kader" konusunu taşıdık ve değerli ilahiyatçı

Doç.Dr.Sait Özervarlı ile etraflıca bu konuyu işledik. Yazarımız Abdulkadir Yılmaz, yazısında, küreselleşmenin aktörlerinden yola çıkarak, üzerimize çöreklenen çirkin oyunu bozmanın yollarını anlattı.

Ali serdar Cinemre, "İnatçı Zekalar" başlıklı yazısında, hakikat karşısında, kendi kendisiyle yarışan büyük zekaların nasıl yüksek ruhlara dönüşebileceğini anlattı.

Faik Yurtöven Efendi ise, gönül dünyamızı dualarla süsledi. Bu sayımızı süsleyen belki de en güzel konu, diyebiliriz ki; rahmetli haluk Nurbaki Hocamızın, ehl-i beyt ile ilgili olarak yaptığı tüm konuşma, konferans ve sohbetlerinden derlediğimiz, "Nurbaki'de Ehl-i Beyt Bilinci" dosyamızdır.

Bir solukta okunacak güzellikte olan bu dosya da bilinç dünyamızın temel taşı olmaya "Feyz kültüründe" devam edecektir. Okurlarımızın da aynı şekilde aşkedeceğini umarak, sizleri bu enfes sayı ile baş başa bırakırken, dost olun, dostça kalın, sevin ve sevdirin diyoruz.

Selam ve dua ile…


Son Eklenen Yazılar

Kendimize Bakarak Allah’ı (c.c.) Anlayabiliriz / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Allah Teâlâ kendisini anlayabilmemiz için bize akıl, kalp, anlayış, idrak vb. tüm istidat ve kabiliyetleri vermiştir. Ama bu yeteneklerin farkına varmak ve bunları ...

Ehl-i Beyt’i Sevmek ve Ehl-i Beyt’in Hukuku / Prof. Dr. Murat Sarıcık

Hazreti Peygamber’in (s.a.v.) Ehl-i Beyt’e dair muhabbetini açıkça izhar eylediği pek çok durum ve yerine göre de çevresindekilere uyarıları var. Bunu bir mümin ola...

Çünkü Kerbela Çok Büyük Acıdır

Arapça “sade” fiilinden türetilmiş olup sahip, melik, efendi, büyük bir topluluğu idare eden, kendisine itaat edilen kişi anlamlarına gelen “seyyid” ile yine Arapça...