Stuttgart' ta Kutlu Doğum Etkinliği

Stuttgart' ta Kutlu Doğum Etkinliği

Tarih: 2008-05-20

Stuttgart Fezy Dergisi temsilcisi olan arkadaşlar Stuttgart'ta 17 Nisan'da Kutlu Doğum Gecesi düzenlediler. Bizler de Türkiye'den konuşmacı olarak geceye iştirak ettik. Gece çok güzel geçti... Güzel olan sadece gece değildi elbet… Geceyi düzenleyen arkadaşlar güzeldi… Sadece Allah (C.C) rızası için onlarla beraber bizleri misafir edebilmek için seferber olan o kardeşlerimizin yakınları güzeldi. Feyz Dergisine gönül veren arkadaşlarımızın orada yaptığı hizmetler güzeldi.

Ehli Beyt dergisi olan Feyz'in dergi bürosu Nuh'un gemisi olmuştu. Alman hayat tarzının nerdeyse bütün Müslüman Türk gençlinin de bir yaşam tarzı haline geldiği ülkede sığınılacak bir liman görevi üstlenmişti adeta. Günahın her türlüsünün sıradanlaştığı ve alkolün su gibi tüketildiği ülkede, günahlardan kaçacak bir barınak olmuştu. Çok değil bundan üç sene öncesine, kadar Allah'tan (C.C ) Peygamber'den(S.A.V.) tamamen habersiz yaşayan 18-30 yaş arası gençler bugün çok güzel bir kutlamanın öncüsü olmuşlardı. Bütün bu gelişmeler hizmet adına çok şükredilecek bir durumdu elbette. Ve o gençler ve yakınları her fırsatta derginin sahibi Şenel İlhan Bey'e minnet ve şükran duygularını ve sevgilerini ifade ediyorlardı. Bizler de bu tablo karşısında etkilenmeden ve duygulanmadan edemedik, derginin orada ne önemli bir görev üstlendiğine bizzat şahit olmuş olduk. Geceye gelince o da çok güzeldi. Gurbetçilerimiz kadın çoluk çocuk salonu doldurmuşlardı. Feyz'i tanıtan bir sinevizyonun ardından açılış konuşması için bu fakire söz verildi. Feyz'in bütün Müslümanları kucaklayan misyonunu anlattım. Ahir zamanda Ehli Beyt sevgisinin ayrı bir önemi olduğunu ve sözde değil özde sevgiye ihtiyaç olduğunu anlattım. Yurt dışında yaşayan Müslüman kardeşlerimizin ayrı bir sorumluluk bilinciyle yaşamaları gereğinden bahsettim. Almanlarla aralarında ciddi bir soğukluk oluşmuştu. Bu soğukluğu aşmanın yolunun İslam'ı güzel yaşamaktan geçtiğini ifade ettim. İslam'ın aile ilişkileri sıcaktır. Komşuluk ilişkileri sıcaktır. Bizler İslam'ı gereği gibi yaşayabilseydik, iyi bir örnek olabilseydik Avrupa'da şimdi İslam'a giren gayri Müslimlerin sayısı çok daha iyi yerlerde olabilirdi. Kısa adı EMU olan ve Almanya'da her sene en az dört bin Alman gencinin Müslüman olmasına vesile olan Avrupa Müslümanlar Birliği Genel Sekreteri Malik Sezgin Bey Avrupa'da İslam'ın yayılması ve bu konudaki çalışmaları ile ilgili güzel bir konuşma yaptı... Bu çalışmalarında tasavvuftaki sevgi ve hoşgörünün insanları İslam'a kazanma noktasındaki öneminden bahsetti.

Bir Hıristiyan iken Müslümanlığı seçmekle kalmayıp tam bir İslam mücahidi ve tebliğcisi olan Alman Müslüman Yasin kardeşim, Almanca bir konuşma yaptılar. Almanya' da çıkardıkları İslam gazetesinin çalışmalarından bahsettiler. Misafirlerden destek mahiyetinde bu gazeteye abone olanlar oldu. Feyz Dergisi Ankara sorumlu Müdürü İlahiyatçı Ayhan Dal duygulu bir konuşma yaptılar ve Efendimize (S.A.V.) karşı bütün mahlûkatın derin sevgisini ifade eden örnekler verdiler. Bu konuşma esnasında misafirler göz yaşlarına hakim olamadılar.

Seyyid Abdulkadir Geylani Hazretlerinin soyundan gelen Âlim, Fazıl ve araştırmacı yazar Fadıl Geylani, Resulullah Aleyhisselamın şimdiye kadar hiç bir yerde yayınlanmamış mucizelerinden bir demet sunarak geceyi renklendirdiler. Fadıl Geylani ömrünü Seyyid Abdulkadir Geylani Hazretlerinin eserlerini araştırmaya ve bulmaya adamış önemli bir âlim. Bu günlerde Seyyid Abdulkadir Geylani hazretlerinin Kur'an tefsirini tercümeyle meşguller. Hiç duyulmamış bu tefsiri bizler de sabırsızlıkla bekliyoruz.

Neticede gecede 1400 yıldır hayatı anlatılmaktan usanılmayan, sevgisine kanılmayan Efendimiz aleyhisselatü vesselam'dan bahsedildi. Bugün O'na ve mesajlarına ihtiyacımız her zamankinden daha fazla… Bizim O'na ihtiyacımız var... Bütün insanlığın O'na ihtiyacı var.

"Biz seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik." (Enbiyâ, 107) ayet-i kerimesi de bu ihtiyacı açıkça ortaya koymakta. Yalnız önemli bir sorun var. Efendimiz aleyhisselatü vesselamın bütün zamanları ve çağları kucaklayan evrensel mesajlarını doğru bir şekilde önce anlayabilmek sonra da anlatabilmek. Yani İslam'ın evrensel mesajlarını verirken Arapların veya herhangi bir İslam ülkesinin, İslam'la alakası olmayan bazı örf ve geleneklerinin gölgesini o mesajların üzerine düşürmeden verebilmek önemli.

Bu sebeple yaklaşık 30 yıldır Hazreti Peygamberin doğru anlaşılabilmesi için adeta çırpınan kıymetli büyüğümüz S.Şenel İlhan'a burada dua ve teşekkürü bir borç olarak görüyorum.

Hem Feyz camiası, hem onların ulaştığı insanlar çok şanslı durumdalar. Bu şansı Allah'ın dilediği kullarına bahşettiği bir lütuf olarak görmelerini ve bu lütuftan alabildiğine istifade etmelerini temenni ediyorum.

Evet, Feyz Dergisi bu zamanda her konuda doğru ölçülenmek adına çok önemli bir şans. Allah'ın (Celle Celalühu) büyük bir lütfu. O'nun, S.Şenel İlhan'ın denetiminden geçen bütün yayınları tam bir ölçü. Bu ölçülerin pratikteki faydasını Almanya'da daha iyi hissettik. Kısa süredeki değişmeler, hemen toparlanan, kendine gelen ve hatta mücahit olan gençler hep bu ölçülerin bereketi. S.Şenel ilhan sıkça bize şu sohbeti yapar ve der ki;"Ben kendime her zaman şu soruyu sorarım, siz de kendinize sorun". O soru şudur: "İslam'ın hedeflediği örnek Müslüman tipi sen misin?"

O'nun, bu sorunun hakkının verdiğine ben kendi adıma şahitlik ederim. Yüce Rabbimiz ve Sevgili Peygamberimiz de inşallah bu şahadeti kabul ederler. Sermayeyi ömrü en bereketli bir şekilde kullanmak adına son günlerde bizlere yaptığı bir sohbetle bu yazımı noktalamak istiyorum.

İnsan ömrünü süsleyen ve kulu Allaha yaklaştıran ameller nafile amellerdir. Farzlar, vacipler kulu Allah'ın gazabından kurtarır. Nafileler ömrün bereketidir. Kişiyi evliya eden amellerdir. Bir hadis-i kudsîde Cenâb-ı Hak: "Kulum farzlarla benim azabımdan kurtulur, nâfilelerle de bana yaklaşır." buyuruyor.

Bu nafile ibadetler ikiye ayrılır:

1-Kişinin şahsını ilgilendiren, kârı zararı kendine olan nafileler; yani gece namazı, evvabin, işrak, duha namazı, nafile hac, nafile oruçlar v.b. gibi.

2-Kişinin çevresini ilgilendiren nafile ibadetler.

Parasıyla, bilgisiyle, bileğinin gücüyle veya bir tebessümle de olsa karşıdaki varlıklara iyilikte bulunmak.

İkinci nafilelerin birinciye farkını da şu hadisle örnek verirler: "Bir müslümanın ,din kardeşinin bir ihtiyacını karşılaması on yıl itikaftan iyidir. Allah rızası için bir gün itikaf ise insanı cehennemden pek çok uzaklaştırır." (Tebarani)

Cebinde parası olan bir müslümanın, mü'minlerin görülecek işleri varken evine çekilip itikafla, zikirle, nafile namazla meşgul olması, ikinci üçüncü nafile haccı düşünmesi karlı bir yatırım olmaz. Allah'ı daha çok razı eden bir amel de olmaz. Bu şuurla hareket etmek ömrün bereketidir.

Allah'a emanet olun.


Son Eklenen Yazılar

İnanma Özelliğimiz Konforlu ve Güvenli Yaşamamızı Sağlar / Şenel İlhan Beyefendi’nin Sohbetinden

Hem dini hayatımızı hem dünyevi hayatımızı, huzurlu bir şekilde yaşamak istiyorsak Allah’ın bize bir ikramı, bir lütfu, büyük bir rahmeti olan yaratılıştan gelen in...

Seyyidler Osmanlı’nın Baştacıydı / Dr. Ayhan Işık

Şu anki görevinizden ve kendinizden biraz bahseder misiniz? Karabük Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde öğretim üyesiyim. Branşım İslam Mezhepleri Tarihi. Genel ...

Kur’ân’da Lider Toplum İlişkisi / Dr. Mehmet Tekin

Lider toplum ilişkisine geçmeden önce Kur’ân’ın olaylara genel yaklaşımı ve içeriğinden kısaca söz etmek yerinde olacaktır. Kur’ân’ı Kerîm’de genel anlamda inanç, i...